<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\07519222129\46blogName\75Zeynep\47in+G%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC\46publishMode\75PUBLISH_MODE_BLOGSPOT\46navbarType\75BLACK\46layoutType\75CLASSIC\46searchRoot\75http://zeynogun.blogspot.com/search\46blogLocale\75tr_TR\46v\0752\46homepageUrl\75http://zeynogun.blogspot.com/\46vt\0754594323569834899948', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>

Zeynepce.Com Zeynep'in Günlüğü

Paylaşacak dostlarınız yoksa, iyi şeylere sahip olmanın zevki yoktur.

Çarşamba, Aralık 31, 2008

Güle güleeeee 2008..


Yazmak istiyorum ama yazamıyorum.
Karmakarışık bir

durumdayım.
Yorgunum biraz da.
Yok yok bir hayli yorgunum .

Gücüm yok sanki.
Aldığım ilaçlar da serseme döndürdü beni.

Artık iyileşsem diyorum bir yandan da.

En iyisi bu blogu okuyan, okumayan herkese..


Tüm dünyaya..


Yüreklerinden geçen tüm güzelliklerin gerçekleşmesini

diliyorum yeni yılda.

Sağlık diliyorum en başta.

Onsuz

hiçbirşeyin anlamı yok.

Barış diliyorum. Huzur ve mutluluk

diliyorum.

Birlik ve beraberlik, kardeşlik diliyorum.

Umutlarını

yitirmesin kimse sıkıntılarından dolayı.

Umut hep olmalı..

Mucizeler hep var.. Biliyorum.


Mucizeler hep var.


Biliyorummmmmmm..



Güle güle 2008!

Seni sevmedim ben..

Kızmak darılmak yok ama

sevmedim.

Keşke biraz daha insaflı olsaydın.

Yine de dargın

ayrılmayalım hadi!!

Giderayak bi iyilik bi güzellik yap be :)



Veeee

Haydi 2009! sıra sende..

Güzel bi yıl ol e mi?? Herkes için..

Cuma, Kasım 07, 2008

Özledim seni.. Çok..

Kokun..
Kokunu duyuyorum.
Yanımda olmanı ne çok isterim demiştim az önce
duydun mu yoksa beni?

Başımı omzuna yaslayacaktım ben
orada ağlayacaktım
huzur ve güvenle.
Ellerinle gözyaşlarımı silecektin sen.
"Ağlama" diyecektin bana.
Ben, daha çok hıçkıracaktım
burnum akıcaktı gözyaşlarımla birlikte,
omzun ıslanacaktı.
Sen şikayet etmeyecektin.

Neden gittin?
Bazen sana o kadar ihtiyacım oluyorki...
Bugün olduğu gibi...

Seni nasıl da özlüyorum
gitmeseydin, daha kalsaydın olmaz mıydı?

Kızıyorum sana bazen!
Karşımda fotoğrafın, konuşuyorum güya seninle.
Beni nasıl yanlız bıraktın
bana bunu nasıl yaptın
beni sıkıntılarla başbaşa, biçare nasıl bırakabildin savunmasız?
Belki söylemek istediklerim vardı, dinlemeden, beklemeden
nasıl gittin?
Bana yardım etmeden, beni susturmadan
Nasıl?

Sonra..
"elinde olsaydı kalırdı" diyorum
bu kez de kendime kızıyorum.
Biliyorum, elinde değildi.
Zamanıydı gitmenin..
Vaktin dolmuştu.

Kokun..
Burdasın biliyorum seni göremesem de
Hep yanımdasın aslında, beni hiç bırakmadın öyle değil mi?

Ve bugün 13 yıl doldu
Yanımdasın ama yoksun
Kokun var ama tenin, sıcaklığın şefkatin..
Seni özledim..
Çok özledim..
Huzur içinde yat..

Bana iyi olan ne varsa onu öğrettin
doğru olmayı, onurlu olmayı, insan olmayı öğrettin.

İyi ki benim babamdın..
İyi ki senin kızın oldum.
Çarşamba, Ekim 29, 2008

Bugün de yarın da...


Atam bir kez daha teşekkürler.. Ne mutlu Türküm diyene!! Cumhuriyetimizin 85. yılı hepimize kutlu olsun. Bu vatanı seven ve cumhuriyetine sahip çıkan herkese.. Sevmeyen ve yok etmeye çalışanlar da tekrar duysun ki; BU SEVGİ HİÇ BİTMEYECEK SONSUZA DEK YAŞAYACAK.

Çarşamba, Ekim 15, 2008

Oğlummmmmmm




Bu ara gizli saklı ses kaydetmeye bayılıyor... E bazılarını da dinletiyor :)

Sabah dinlettiği diyaloga koptum..

Bu diyalogdan önce olanlar şunlardır ; Beyfendinin canı kahvaltıda bir şey pişirmemi ister, özenle pişiririm, sofrayı kurarım.. Ki hastayımdır biraz, tek istediğini yesin diye uğraşmışımdır.

Evet gizlice kaydettiği diyalog ayne şöyledir:

_Anne ben yemeyeceğim. (gayet sakin söylüyor)

_ SENİ ÖLDÜRÜRÜM... (Ne kadar sakin olduğunu siz tahmin edin)

Allahım ne kadar vahşi bir cevap vermişim farkında olmadan!!!!!

Evet ama siz olsaydınız nasıl bi cevap verirdiniz böyle bir durumda??
Cuma, Ekim 10, 2008

Öylesine...



Misss gibi bir hava var dışarıda..

Ben evdeyim..

Çıkmak istemiyorum, "çık bi hava al iyi gelir" sözleri var kulaklarımda hep..

Oysa canım istemiyor benim dışarı çıkmak..

Neden ama?

Küstüm mü ben dışarılara?

Yoksa zaten hep küs müydüm?

Balkondan bakıyorum, bir kuş; öyle güzel süzülerek uçuyor ki

Özgür..

Dertsiz, tasasız
umurunda mı dünya..

Derdi , tasası olsaydı uçamazdı ki ağırlıktan

Değil mi??


Hey kuş! söyle bana!

Nasıldır uçmak??

Nasıl bir şeydir uçmak? "kuş gibi hafif olmak" deriz biz insanlar

Söylesene, nasıldır "kuş gibi hafif olmak"

Uçmak..

Uçabilmek..


Zeyno 10.10.2008
Perşembe, Ekim 02, 2008

Veee yine aranızdayım.. Azıcık sıkışır mısınız ben geldimm




Çok şey anlatabilirim, hiçbir şey anlatamayabilirim..
Uzun zaman oldu yazmayalı, yaz(a)mayalı..


Yazabilirdim; yazmak istemedim. İçimde ne varsa o sıralar bende kalsın istedim.. Bende kalmalıydı, hüznümü kendi başıma yaşamalıydım: Zira ben anladım ki aslında her duygu bir başına yaşanıyormuş. Paylaşmak dediğimiz şey sadece anlatmaktan ibaretmiş.

Yokken ben;
Korktum, ağladım, güldüm, koştum, yoruldum, umut ettim, umutsuz oldum, isyan ettim, şükrettim, hüzünlendim, gururlandım, utandım, yalnız hissettim, kalabalıktan sıkıldım, duygulandım, bomboş oldum, koptum, öfkelendim, yatıştım, dibe vurdum, çabaladım, çocuk oldum, büyüdüm, yaşlandım, öldüm, dirildim…

Kısaca, yazamazdım, okuyamazdım arkadaşlar. Hayat elimden kaymak üzereydi ve yeniden yakalamak zorundaydım.

Bugünse, yaşadığımı, hissedebildiğimi, aramızda kilometreler olmasına rağmen, kalplerimizin ne kadar yakın olduğunu bir kez daha anladığım DOSTUM sayesinde fark ettim (Zehrammm sen çok özelsinnn). Bazen telefonunuza gelen kısacık mesajdır silkelenip kendinize gelmenizi sağlayan, ayaklarınızı yerden kesecek kadar huzur dolmanızı sağlayan.....
Baktım ki yaşıyorum, yaşıyormuşum. O zaman yapmam gereken bir tek şey var. Bana verilmiş bu ömrü, son saniyesi ne zamansa, o ana dek hakkıyla, dolu dolu yaşamaya da çalışmak….

Acı çekmekse, ÇEKECEĞİM. Gülmekse, GÜLECEĞİM. Sevmekse SEVECEĞİM. Tükenmeden ama en çok TÜKETMEDEN.

Bir gün göçme zamanı gelecek. GÖÇECEĞİM..
Yanımda maddi hiçbir şey götürme olasılığım yok. AMA YANIMDA GÖTÜRECEĞİM KOSKOCA BİR SEVGİ YUMAĞIM OLACAK. ARKAMDA BİR TEK ŞEY BIRAKACAĞIM. YÜREĞİMİN TAMAMIYLA SEVGİMİ SUNDUĞUM GÜZEL İNSANLARLA YAŞADIĞIM ANILAR… BİR CAN TAŞIDIKLARI ÇOĞU KİŞİ TARAFINDAN UNUTULAN AMA ASLA UNUTMADIĞIM HAYVANLARA SUNABİLDİĞİM BELKİ BİR LOKMA EKMEK, BELKİ BİR YUDUM SU KALACAK..

Ne istiyorsam yaşamaya çalışacağım, mutlu hissetmek için elimden gelen her şeyi yapacağım ama benimle birlikte yaşayan tüm yüreklere de o mutluluğu yaşatmaya çalışarak. Hayatın ne kadar kısa olduğunu, ölmenin ya da bir ömür boyu hissetmeden yaşamak zorunda kalmanın -bir an-dan ibaret olduğunu GÖRDÜM. ANLADIM.

YÜCE TANRIM.. YANIMDA OL VE BANA İSTEDİĞİM ŞEYLERİN HEPSİNİ YAPABİLECEK, BENİ HATIRLADIKLARINDA SEVDİKLERİMİN YÜZLERİNDE TEBESSÜM OLUŞTURABİLECEK, GÜZEL ANILAR BIRAKABİLECEK KADAR ÖMÜR VE SAĞLIK NASİP ET.
VİCDANIM TERTEMİZ ÖLECEĞİM…GERİDE PİŞMANLIKLAR BIRAKMADAN ÖLECEĞİM...



Ben geldim.. Hepinize uğramaya çalışıcam tek tek.. Kaldığım yerden devam edemem belki.. Ama bundan sonrasında buralardayım işte.. Olabildiğim kadar.. Yetebildiğim kadar.. Çünkü burayı seviyorum.. Seviyorsam burada olmalıydım...


Pazartesi, Mayıs 19, 2008

İyi ki doğdun..




Sen.. miniciğim, küçücüğüm...



Ne çabuk büyüdün de şimdi sana bakarken büyüleniyorum, bu mucize işte diyorum, hayatımın mucizesi..

Aslında anlatmak istediğim ne çok şey sana var ama kelimeler bazen hiçbirşey oluveriyor hissettiklerin karşısında...




Benim o minik parmaklı, kıvır kıvır saçlı bebeğim büyümüş de 18 ine giriyormuş....


Neden bu kadar duygusalım bilmiyorum, şu an gözlerim dolu dolu. Birazdan aktı akacak gözyaşımda neler var bilsen...Şükran dolu bir sevinç, huzur ve mutluluk veren bir gurur, girdiğimiz yılın bize getirdiği üzücü şeylerin verdiği hüzün, gelecek için duyulan umut ve güzellikler...




Sen, hep gurur duyacağım, varlığından dolayı hep mutlu olacağım, huzur dolu olacağım bi meleksin...Seni bana veren Tanrıma şükürler olsun, nasıl zor, nasıl mucize bir gelişti o gelişin...





Demiştim ya ben çok duygusalım şu an.. Senin için her şeyin en iyisini, en güzelini diliyorum, hayat sana çok ama çok güzel günler yaşatsın...Kendini sev, hayatı sev, sevenlerini sev...Ve unutma, herkese hakettiği kadar değer ver, hakettiğinden fazlasını değil; elbette sevdiklerin için bazen fedakarlık yapman gereken anlar olacak ama kendini hiç bir zaman harap etme bebeğim, hayat kendini üzmeye gelmiyor çok fazla...





Seni çok seviyorum, iyi ki doğdun, iyi ki bana geldin...


Anneeemmmmm, annesinin güzelliiii, canım psikoloğum,tiramisummmm
Cumartesi, Mayıs 03, 2008

Evdeyim...

Kötüydü arkadaşlar...
Acile giderken hiçbişiyin farkında değildim ama ciddiymiş de...
Hiç aklıma gelmiycek ve hatta düşünemiyeceğim kadar ciddi bir şeymiş...

Beni anlıycağınızı düşünüp bunun ne olduğunu açıklamak istemiyorum , korkuyorum şu an, korkuyorum...

Şu an evdeyim, çok daha iyiyim, taburcu oldum ama tetkiklerim hala devam ediyor, sık sık hastanedeyim yine, sonuç yok henüz ve bu da tedaviye geçilebilmesini erteliyor ne yazık ki.

Bir şeyi çok iyi anladım o da; sağlık 1 saniyelik şeymiş, 1 tek saniyede her şey değişebiliyormuş ve hayat aslında hiç birşeye kendimizi üzmememiz gerektiği kadar kısacıkmış...Ve dostluk böyle günlerde çok daha fazla önem kazanıyormuş...Ne çok dostum varmış, bu insanı mutlu eden bir şeyy, çok mutlu..

Hepinize teşekkür ediyorum...
Cumartesi, Nisan 19, 2008

Offf...

Geçen hafta acil hastaneye kaldırıldım:(( Korkunçtu...Ve hala hastanedenede yatıyorum...Çıkış tarihimse belli deil :( Yorumlarınızı cevaplayamadıım için özür, ama gelince ( umarım her şey yolun da gider) hepinizie cvp yazıcam.. Kendinize çok ii bakınn....
Cumartesi, Nisan 12, 2008

Performans Ödevi!!!!!

Bu başlık ilköğretimde çocuğu olan herkese tanıdık gelicek eminim.
Tabi tanıdık olmasından ne kadar memnun veliler onu bilemiyorum:)))

Şimdi; performans ödevi nedir bi bakalım isterseniz:

a-Eğitim konusunda yüzyılın en önemli icadı
b-Tüm öğrencilerin özlemle beklediği fırsat, yapmaktan büyük keyif aldıkları bi aktivite
c-Velilerinse mutluluktan gözyaşlarına sebep olan bi yük omuzlarında sanki
d- Kim düşünüp icad ettiyse her gün dua alan bi konu
e- Teslim tarihi çok önceden verilmesine rağmen nedense son dakikaya kadar bitmeyen ve daha bi sürü şık ....

Elbette çocuklara sorumluluklar verilmeli, buna karşı değilim, elbette araştırmayı , öğrenebilmeyi anlamalılar ama bunun yolu bu mudur sorguluyorum.....Zaten eğitim sistemimizi hep sorguluyorum :(
Çarşamba, Nisan 02, 2008

:((

15 gün oldu yine her gün hastane...
Hastanelerin tüm bölümlerini ziyaret ettim nerdeyse...
Dr olanlar kızmasın ama dr görmekten ve hastane kokusundan fenalık geldi.
Ve şu anda nurtopu gibi iki teşhisim oldu..
Sürekli ağrılı bi dönemim oldu, çok zordu, dayanılmazdı...Hala da tam iyileşmiş değilim, artı çok çalışıcam dediğim sınavlarım çok yaklaştı, zar zor da olsa çalışıyorum.

Dua edin benim için iyi geçsin olur mu??
Perşembe, Mart 20, 2008

Haber ciddi, yorumlara koptum:))))

Habere bir göz atayım demiştim, ki mutlaka yorumları da okurum her zaman. Okudukça gülmekten kırıldım. Milletçe bir şeyler olmuş bize, üşenmeyin siz de okuyun lütfen :))


En çok da buna güldüm
Misafir
19.03.2008 08:53
ya bi de kuyruk sokumu ağrısı oluşuyor ki sormayın. yakında -oturmak için - herkes simite benzer bişeyle dolasacak.
Cumartesi, Mart 15, 2008

Gerçek mi buuuu?

Canım blogger arkadaşlarım ve diğer okuyucularımmmm!!!!!yeni yazı çıkmıyo benden bari böyle bişiy koyayım dedim:) Sayfam öksüz kaldı ne zamandır...

Pazar, Şubat 03, 2008

Adı her ne ise






Birine ulaşamamak…


Bütün yolları, bütün köprüleri kullandığın halde ulaşamamak.


Çaresizliğin dibine vurmak, en dibine.


Yaklaştıkça uzaklaştığını, mesafenin gitgide açıldığını görmek.


Yumruların en büyüğünü boğazında hissetmek.


İyi niyetinin en uç noktasını kullanmak ama yine, yine de anlatamamak kendini.


Uzadıkça uzayan mesafeden ötürü , içerde bir yerleri çok acımak.


Ve pes etmeyip hala hala denemek, denemek, umut etmek, beklemek.


Beklemek, beklemek, yine denemek, yine umut etmek, umut etmek.


Ve artık kaçınılmaz son mudur?




Acıyan yerin büyümesini, daha da acımasını izleyip, çaresizce artık pes etmek.


Pes edip, umutları tüketmek.


Kim bilir belki de…


İnsan ilişkileri ne kadar karmaşık öyle değil mi? Biz insanlar, severiz, kızarız, kırılırız, güleriz, eğleniriz, ağlarız, ağlatırız, tartışırız, kucaklaşırız ama iyisiyle kötüsüyle hep bir iletişim halinde oluruz. Anı biriktiririz bolca, yaşam denen yolculukta. Toplu yaşamda kaçınılmaz bir şeydir bu zaten; iletişim.Peki ya iletişimsizlik, ulaşımsızlık, erişimsizlik adı her ne ise?
Çarşamba, Ocak 16, 2008

Yazıyı sonuna kadar okuyan herkes için dileğim var






Bundan tam 17 yıl önceydi. Yeni evliydik. Çeyizimde iki minicik sepet vardı, hani şu küçük aksesuar şeylerden. Koyacak yer bulamadığımızdan mıdır nedir, duvara astık biz onları. İçlerine de nişan kurdelemizin parçalarını koyup sarkıtmıştım. Tebrik için gelenler eve girişlerinde onlarla karşılaşıyordu, bunlar ne böyle minicik, ne güzel dediklerinde bir gün ağzımdan " dilek sepeti onlar" kelimeleri çıkıverdi. Öylesine, düşünmeden söylenen sözlerdendi bu. Tabi duyan biraz gırgırına, biraz ciddiye alarak dilek dilemeye başlamıştı ....


Sonra bizim sepetler meşhur olmaya başladı :))


Dileği gerçekleşenler vardı ve sayıları az değildi. Şaşkındık, tesadüftü tabi ama yine de güzel tesadüflerdi. Marifetli sepetlerimiz başka bir eve taşınanan kadar duvarımızda kaldı, dilekler dilendi, dilendi, dilendi...Ve hikayeleri böylece bitti.


Şimdi bunu neden anlatıyorum size? diyeceksiniz, aklıma düştü öyle birden bire kendileri nedense... Sonra dedim ki içten dilenen şeyler gerçekleşirse madem....


İçimden geldi diliyorum....

Bu yazımı okuyan herkes için diliyorum...

Yazıyı sonuna dek okuyan tüüümmm

...sevenler mutlu yaşasınnn

...hasta olanlar şifa bulsunn

...borcu olanlar bir an önce kurtulsunnn

...ayrı olanlar kavuşsunnn

...işleri yolunda gitmeyenlerin işleri açılsınnnn

...öss ye hazırlananlar istedikleri yeri kazansınnnn

...işsiz olanlar iş bulsunnnn

...sıkıntısı olanlar feraha kavuşsunnn

...kırgınlar küskünler barışsınnnn

...parasız olanlar paralansınnn

...yorgun olanlar dinlensinnn

...çocuk özlemi çekenlerin çocukları olsunnnn

...ev sahibi olmak isteyenlerin evleri olsunnn

...askerde olanlar hayırlı teskereler alsınnn

...evlenmek isteyenler evlensinnnn

.......

......

......


Amiiiiiiinn...