<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\x3d19222129\x26blogName\x3dZeynep\x27in+G%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC\x26publishMode\x3dPUBLISH_MODE_BLOGSPOT\x26navbarType\x3dBLACK\x26layoutType\x3dCLASSIC\x26searchRoot\x3dhttp://zeynogun.blogspot.com/search\x26blogLocale\x3dtr_TR\x26v\x3d2\x26homepageUrl\x3dhttp://zeynogun.blogspot.com/\x26vt\x3d4594323569834899948', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>

Zeynepce.Com Zeynep'in Günlüğü

Paylaşacak dostlarınız yoksa, iyi şeylere sahip olmanın zevki yoktur.

Cuma, Temmuz 14, 2006

Ah çocuklar....





Nasıl bir nesil yetişiyor? O kadar çok yönlü cevapları var ki...Evet şimdiki çocuklar, teknolojinin tüm imkanlarından faydalanabiliyor! Anlayıp kavrama, öğrenme..Bunlar daha bir kolaylaşıyor teknoloji sayesinde doğrudur, ancak bu anlamda şanslılar mı? şansssızlar mı ? karar veremiyorum ne yazık ki:(

Gıdadan tutun, tekstile kadar birçok sektör bizim çocukluğumuza kıyasla o kadar gelişmiş ki, en basitinden bir çikolatanın binbir çeşidi, sütün binbir markası, çeşidi, milyon çeşit oyuncak (ki bunlar en basit örnekler)Tercih haklarının olması güzeldir ancak bu anlamda da şanslılar mı? şanssızlar mı? karar veremiyorum ne yazık ki:(
Gelelim, iletişime, yazılı ve görsel basının çokluğu,televizyonlarda kanal sayılarının artması cep telefonlarının yaygınlaşması, ufacık çocukların ellerine verilmesi, internet yada bilgisayar sayesinde her bilgiye ulaşabilme ayrıcalıkları! Tüm bunlar güzel olabilir ancak ben yine şanslı mı şanssız mı olduklarına karar veremiyorum:(

Uzun bir yazı olabilir, bu konuda çok doluyum, affedin öncelikle. Konuları biraz açayım diyorum.Evet çok çeşitli gıda, giyim, oyuncak, eğlence merkezleri var.....Bizlerin çocukluğunda çok paranız olsa bile alabileceğiniz şeyler belliydi, daha değişiği, daha çeşitlisi yoktu, tek bir oyuncak bizleri mutlu etmeye yetebiliyordu, zengin ile fakir arasında bu kadar uçurum varmıydı bilmiyorum o zaman çocuktum ne de olsa:) Ama şimdiki çocuklar, doğrudur herşey var ama ne kadar mutlu olabiliyorlar? Daha bir tüketici, daha bir doyumsuz, daha bir mutsuz olmuyorlar mı?

Tek kanallı bir televizyon çocukluğu geçirdim:) Hatta o bile büyük şeydi, belli saatlerde yayın yapılırdı, siyah beyazdı falan.. Ama hatırlıyorum da oynayan filmler, çizgi filmler, hep iyimser, dostluk, iyilik üzerine mi yazılmıştı ne? Arı Maya, Şeker Kız, Haidi, Uçan Kaz, Tom ve Jerry (sizlerde aklınıza gelenleri yazın lütfen)...Ee bir de bugünün filmlerine çizgifilmlerine bakın, her filmde şiddet sahnesi!!!, silahlar, mafyalar,hiç de etik olmayan yarışmalar, televoleler ve bunları izleyen bir çok insan! ama en önemlisi, çocuk çizgifilmleri bile şiddet içeriyor:(((Bu onları nereye götürecek? Nasıl bir yetişkin olacaklar?
Silah çok kolay elde edilebiliyor, cezası yok, uyuşturucu kolay elde edilebiliyor, çözüm yok, bizler kapılarımızın önünde oynayarak büyüdük, doğayla daha içiçeydik, şimdi evinizin içinde bile güven duygusu yok, insanlar maddi bunalımlar içerisinde, işsizlik almış başını... peki böyle stres dolu ortamlarda büyüyen çocuklar?

...Eklenecek çok şey var, çok doluyum, belki bu biryazı dizisi olur; birşeyler yapılabilmeli, devlet yapmıyorsa, bir sivil toplum atağı ne bileyim, gönüllü guruplar ne olacaksa!!! Kaybolacak bir nesil yetişiyor ama bu onların suçu değil....

<$18orum:

    <$B14 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger aydaylemiş…

    <$BSevgili Zeynep;Bende şu sıralar aynı konular üzerine düşünüyorum,tesadüf işte.Belki de son günlerde yaşanılan olaylar ve onaltı yaşında bir çocuğun kaybı yeniden düşünmemi sağladı.Çocuklarımızla mücadelenin gittikçe daha zor olduğunun farkındayım.Bizler gibi hevesli değiller herşeye ulaşmaya çünkü ellerinde herşey.Mutlu olmuyorlar bir şekerle,bebekle,nasılsa yenisi alınacak biliyorlar.Paylaşımı kendimizin sahip olmadıklarını onlara verdiğimiz maddi değerlere yükleyen bizler suçlu değil miyiz,bu doyumsuzluktan?!
    Bir çocuk elinden tutulup,parka götürüldügünde mutlu olur
    Bir çocuk anne ve babasıyla yediği simitten keyif alır.
    Bir çocuk yanına gittiğinde gözleriyle ona gülümseyen büyükleriyle olmak ister
    Bir çocuk sevgisini gösteren insanlarla büyüyünce insan olur.
    Yazısında
    "Dışarıdan bakınca kim görebilir güzel gözlerinin gerisinde gizlenen öteki dünyayı? O dünya sorunlu...
    O dünya karanlık...
    O dünya korku tünelinin öbür ucunda.
    Ve birileri o karanlıkta Melis'i bekliyor.
    Melis, o karanlıkta birilerine ulaşmak için sabırsızlanıyor.
    Bu koskoca, ürkütücü dünya karşısında, ne kadar küçücüktü Melis, öyle değilmi? "
    diye yazmıştı Ali Kırca.
    Bu koskoca dünya karşısında çok küçükler onlar,kendi labirentlerimizde kaybolmaya hakkımız yok...> <$B 

    <$B14 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger b a v e rylemiş…

    <$Bzeyno, böyle yazılarını hep okumak isterim. işte teknolojinin ilerlemesi, tüketim mallarının sayısının artması. çocukların mutlu olduğunu düşünüyoruz . acaba doğru mu ?
    teknoloji ilerlemiş, bilim ilerlemiş. çok merak ediyorum bu nereye kadar böyle gidecek..yazmaya devam ...eğit bizi ....başarılar :)> <$B 

    <$B15 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger vintage biscuitylemiş…

    <$Bbizler bile bilgisayar basinda degilmiyizz , cocuklar ner yapsin
    bizim dizlerimiz oynamaktan yara olurdu . simdi cocuklar boyle bisey bilmiyor
    fanus da yasiyorlar> <$B 

    <$B15 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger zeynoylemiş…

    <$BAYDA, aynı anda bu konu üzerinde düşünüyor olmamız bence tesadüf değil, son günlerde birçoğumuzda aynı tedirginlik mevcut. Anlatmak istediğim aslında hep eleştiriyoruz, yanlışları söylüyoruz,böyle nereye kadar diyoruz da sadece kendi kendimize konuşur gibiyiz, elimizden birşey gelmiyor mu yoksa birşeyleri denemiyor muyuz, sesimizi duyurmaya çalışmıyor muyuz, tepkimizi belli etmiyor, çözümler üretmiyor muyuz? Suç biraz da bizlerde mi? Keşke Melis gitmeseydi aramızdan bu küçücük yaşında ama Melis son olmayacak bunu da biliyoruz. Günümüzde anne baba olmak geçmiştekinden çoook daha zor.Ve günden güne kaybedilen bir değer: Güven duygusu.Kime neye güvenebileceğimizi bile bilemez duruma geldik....> <$B 

    <$B15 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger Aynylemiş…

    <$BZeyno Anne cok güzel bir konuya parmak bastin.Beni cocuklarimdan fazla Torunlarim seviyor.Neden acaba ?...
    Anne ve Babalarin dan her istediklerine sahip olabiliyorlar.Ortanca torunuma annesi sordu dogum gününde ki istegini.Cevap leptop oldu.Eh 5 yas büyük ablasinin da var.Ben de sordum.Peki benden ne istedigini
    aldigim cevap.Opa (dede) beraber motora atlayip basbasa söyle bir yemege gidelim.Sen anlat ben dinliyeyim ben de sana anlatacagim.
    Cok sey var.
    Belki sizin generasyonunuzu bilemem o zamanlar cok mesguldüm.Ama bizim generasyondan biraz anlatayim.Oyuncagimizi tellerle tahtalarla kendimiz yapardik.ve bizler o oyuncaklari belki 15 gün veya 20 gün kullanir seneye kullanmak üzere saklardik.
    Topac zamani,misket zamani,cenber cevirme zamani,kaykay zamani,bunlari siralamakla bitmez.
    Kartondan bardak yapip arasina ip cekerek evden eve tlf.arkadaslar arasi.Simdiki chat misali.Sinemalarda Baytekin'i uzaylar arasi,Jül Vern filimlerini,
    Gözlerimiz yorulana kadar sabah sinemaya girip 3 filim birden seyrederdik.Merak ugrana öksürüklere bogularak kacamak bir sigarayi veya pipoyu ,puroyu tadardik.Annelerimiz Babalarimiz uyuduktan sonra.Bahceye cikip veya balkondan kiz arkadaslarimizla derin mevzulara dalardik sanki bize gündüz yasak varmis gibi.Bahcenin bir kösesine derme catma cadirlar kurarak konserler verir büyüklerimizin gazetelerinden resimlerini veya radyolardan dinledigimiz.Sanatkarlarin taklitlerini yapardik.Her mahallenin bir cetesi vardi diger mahallelerle savas yapardik.Galip gelen taraf mahlup taraftan tazminat yani harac, alirdi.Demekki degisen pek bir sey yok Bizim 3 güne sigdirdigimizi bu generasyon teknoloji sayesinde yarim güne sigdiriyor.Gelelim Ayda hocamin yazdigi Melis haberine,Onun cevabini hersey isisten gectikten sonra babanin söyledigi.Son sözler..Belki Anneanlere,Babaannelere,Dedelere burada cok is düsüyor eger onlar onlarin arkadasi sirdasi olursa.Herseyi onlarla paylasmayi arkadaslarindan önce tercih edeceklerdir.Okullamizda ki buradan bahs ediyorum vetrauen lehrer (Güvenilecek ögretmen karsiligi oluyor.Basi sikinti da olan cocugun yaninda olup.Onun koruyucu bir melegi sirdasi oluyor o cocuk onu en yakini olarak görebiliyor.Bu ögretmenin tek görevi bu. Zamani geliyor cocugun annesi babasi ile mücadele ediyor.Zamani geliyor okul idaresi ile mücadele ediyor.En son bu konuyu ne zaman Anneniz Babanizla konustunuz sizin göremediklerinizi onlardan sordunuz.Yazicak cok sey var.Birazda diger yorumculara birakmak lazim.
    Kutlarim Zeyno anne.
    Saygilar.> <$B 

    <$B17 Temmuz, 2006rihinde , <$BAnonymous Adsızylemiş…

    <$BMerhaba Zeyno,

    Teknoloji çok güzel birşey bence. Daha önce telefon bile yoktu, birini arayacağımız zaman sıraya girer, saatlerce beklerdik. Şimdi istediğimiz kişiyi istediğimiz an arayabiliyoruz, yurt dışındaki tanıdıklarımızı internetten, ekranda görerek ziyaret edebiliyoruz. Her türlü bilgiye ulaşıyoruz. Her anımızı kayda alıp, izleyebiliyoruz. Sana bir örnek vereyim, sene sonu gösterisinde kızoşuma bir konuşma verdiler, ezberlemesi için. Gayet güzel ezberledi, ama bazı yerlerde okurken hatalar yapıyordu, kayda aldık, birlikte izledik, hatalı noktaları bildirip, nasıl söylemesi gerektiğini anlattık, sonra buna göre hatalarını düzeltti. Yani görerek öğrenme imkanını buldu.

    Teknoloji çok güzel ama teknolojiyi doğru kullanma yollarını göstermeliyiz çocuklarımıza. Onları profesyonelce uğraşacağı aktivitelere kanalize etmeliyiz ki teknolojiyi iyi bir araç olarak kullanabilsinler, tüm zamanlarını harcayacak bir kaynak olarak kullanmasınlar.

    Bir sürü arkadaşları olmalı ama arkadaşlarını doğru seçmelerini sağlamalıyız. Daha küçücükken arkadaşlarını ve ailelerini tanımalı, onları evine davet etmesine imkan sağlamalı, abuk subuk yerlerde buluşmak yerine rahat rahat evlerinde vakit geçirme olanağını vermeliyiz onlara. Tabi sürekli enselerinde olmadan :))

    Anne baba olarak onlarla iyi iletişimde olmalıyız. Anne ve babalarının ihtiyaç duyduklarında her zaman dertlerini dinleyeceğini bilmeliler.

    Bence aile içi iletişim sağlıklı olursa, devlete de sivil toplum örgütlerine de fazlaca ihtiyaç duymayız.

    Ben aile içinde dengeli ilgi ve sevgi bulamayan insanların, ihtiyacı olan ilgi ve sevgiyi dışarıdan aradığını düşünürüm hep. Belki anne ve babalarımız çokça imkanları olmamasına rağmen bunu gayri ihtiyari sağlayabiliyorlardı. Televizyon olmadığı için bizlerle çokça oynuyorlardı, bakkala, çakkala, pazara, konuya, komşuya birlikte gidiyorduk. Babamız akşam eve gelince televizyon, VCD, DVD, kırk çeşit gazete olmadığından ve belkide tek odada soba olması sebebi ile aynı odada oturduğumuzdan, daha fazla konuşma ve vakit geçirme şansı buluyorduk.

    Çevresinde çocuk olan herkes bilir, küçük çocuklar anne ve babalarının ilgisine ihtiyaç duyduğunda, ilgi başka yönde ise ağlar ve bana bakın derler adeta, rahatsızlık verici ses sebebi ile bizde hemen çocuğa yöneliriz. Büyüdüklerinde ağlayamıyorlar malesef, başka sorunlar ile karşımıza çıkıp, benimle ilgilenin diyorlar.

    Teknolojinin ilerlemesi, ebeveynlerin daha bilgili, dikkatli ve donanımlı olmasını gerektiriyor galiba.

    Sevgiler
    Neşeli> <$B 

    <$B17 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger sevilayylemiş…

    <$BSimdi bu zaman in hem iyi hemde kötü tarafi var.

    Bu zamanki cocuklar daha da zekiler, herseye daha da aciklar bence.

    Kötü tarfida, eskilerden birsey kalmadi, ben bile en son kendi ellerimlen bir mektup yazdim hatirlamiyorum, cocuklar da bizden görüyorlar bizden ögreniyorlar. Ama bence iyi egitilirse, yanlis olmaz, hersey bol bu zamanda, ama ambarmamak lazim, fazlasini almamak lazim, cocuklara degeri ögretmemiz gerek.

    Su filim konusuna gecelim, evet bende cok severdim o cizgi filimlerini, belli zamanda cikiyordu, mesela Haidi, sali günleri saat 14 de basliyordu, hic unutmuyorum veya susamsokagi, cok severek izliyordum, aslinda oglumada izletmek isterdim ama malesef yayinda yok, dvd lerini almaya düsünüyorum. Simdiki cizgi filimlerini begenmiyorum, silah veya kavga gibi sidettler var, bence böyle filimleri yayindan kaldirmak lazim, nedenmi? Cünkü cocuklar ne görürse, onlari ögreniyorlar.

    Samete mesela kesinlikle tabanca veya asker oyuncaklari almiyorum, istemiyorum, kötü örnekler yine.

    Bence bu zamanki cocuklar sansli, su acidan, daha da bilgileniyorlar ve daha iyi egitim verebiiyoruz. Bu konu cok uzun ve derin, nerden nasil basliyacagini bilmiyor insan, ama bence hersey annelerin ve babalarin ellerinde, ne sevgiden mahrum edeceksin nede simartacaksin!

    Böyle yazilarin benimde cok hosuma gidiyor.

    Öpüldün> <$B 

    <$B17 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger zeynoylemiş…

    <$BBAVER, aslında anlatmak istediğim sadece teknolojinin ilerlemesi ya da bundan hiç hoşnut olmadığım değildi, yorumların çoğu bu konuda, teknolojiyi savunma amaçlı geldi, ben düşman değilim ya da karşıt değilim, elbette bu sayede birçok konuda, hayatın kendisinde desem daha doğru olacak, kolaylık, çabukluk sağlıyor, faydası çok.Ancak insan ilişkilerinde, doğayla, arkadaşlarla birebir yada yüzyüze sohbetlerin yerini chatlar aldı.Çok önemli bir konu atlanıyor böyle olunca, dokunmak! Bir dokunuş bazen bin kelimeye eşdeğer. Tüketim mallarının çokluğu ise ister istemez bizleri bile doyumsuz yapıyor, bu konuda çocukların durumunu ne kadar değiştirebiliriz? neyse herşeyi sana yazmıyayım, diğer yorumculara anlatacak şeyler kalsın....> <$B 

    <$B17 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger zeynoylemiş…

    <$BBÜSKÜÜT, haklısın bizler de bilgisayar başında zaman geçiriyoruz ama en azından bizler doğayla iç içe yaşayabildik, dizlerimiz yara oldu, kabuk bağladı, yine yara oldu :) Sanal yaşamadık bazı şeyleri....> <$B 

    <$B17 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger zeynoylemiş…

    <$BERDİL BEY, ne güzel anlatmışsınız o günleri, çoğunu ben de hatırlıyorum, bizler daha az stresli çocuk olduk tam da bu yüzden. Bir oyuncak için emek verdik, biz hazırladık, o ne kıymetliydi, ne güzel bir duyguydu.Torunlarla ilişkilere gelince, evet anne baba olduğunuz zaman çocuklarınıza ayıracak zamanınız daha çok olması gerekirken, hayat şartları, koşuşturmalar yüzünden daha az oluyor. Ama dede, anneanne, babaanne olduğunuzda daha farklı, nasıl yetiştireceğim kaygısı da yok, zaman da çok, valla tadını çıkarmak lazım...> <$B 

    <$B17 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger zeynoylemiş…

    <$BNEŞELİ, teknoloji elbette çok güzel birşey, söylediklerin konusunda sana katılıyorum, ancak iletişim anlamında sağladıkları yanında kaybettirdikleri de var bence. Şimdi senin bu anne babaların elinde dediğini duyar gibiyim, haklısın ama bir yere kadar.Çünkü anne babalar da hata yapabiliyor, anne babalar da eskiye oranla daha bir koşuşturma içerisinde değil mi, daha bir stres altında değil mi onların hayatları da zor olunca ister istemez her zaman istedikleri şekilde davranmaya hakları olmayabiliyor.İster istemez çocuğa yansıyan hatalar olabiliyor, ilgi azalabiliyor, kontrol etme şansları azalabiliyor. Peki ya gittikçe azalan güven duygusu? Dışarıdaki ortam bizim çocukluğumuzdaki gibi huzurlu değil,her gün bir kaçırılma olayı, tecavüz olayı, kapkaç,şiddet hırsızlık, vs..Duyduklarımız bunlar kimbilir daha duymadığımız neler var???> <$B 

    <$B17 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger zeynoylemiş…

    <$BSEVİLAY, iyi yönleri çok bir o kadar da kötü yönleri var şu dönemin. Tamamen haklısın, şiddet içerikli filmlerin bu kadar yaygınlaşmaması, çocuklar konu olunca hiç olmaması gerekiyoranne baba olarak, çocuklarımız için herşeyi doğru yapmaya çalışıyoruz, ama bu biryere kadar, bir yerden sonra çevre faktörü, karakter faktörü, arkadaş faktörü... bir sürü elimizde olamayabilen şeyler çıkıyor ortaya.> <$B 

    <$B17 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger CRESCENTylemiş…

    <$BDeğer yargılarının kaybı,toplumun gidişatı,şiddet içerikli çizgi filmler,çocukların doyumsuzluğu,sokakların artık güvenilir olmayışı beni de çok endişelendiren şeyler ve ne yazık ki böyle bir sürece girildi ve artık geriye dönüş mümkün olmayacak diye düşünüyorum.Keşke olabilse...> <$B 

    <$B18 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger zeynoylemiş…

    <$BCRESCENT, bence umutsuz olmamak lazım, olabilir diye düşünüyorum ben...> <$B 

    <$B18 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger cenkunalylemiş…

    <$BNeslin geleceğine dair bu korkuların temelinde,esasında geçmiş ve geçiyor olan iki kuşak neslin kaybedilmiş olması yatıyor belki de.
    Haberimiz yok mu?> <$B 

    <$B18 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger akçahanylemiş…

    <$BHer konuda bir zenginlik, bir teknoloji çılgınlığı var ama, doğal ortam, sade ve samimi ilişkilerin bulunduğu bir dünya da az zenginlik değildir. Ve insanı mutlu eden, yaşamı güzelleştiren en çok da budur amma çocuklarımız bu konuda fazla şanslı sayılmaz. Bu noktada da Ayn Beyin ifade ettiği gibi anne babalara daha fazla iş düşüyor.> <$B 

    <$B19 Temmuz, 2006rihinde , <$BBlogger zeynoylemiş…

    <$BCENKÜNAL, haberimiz yok galiba...

    AKCAHAN,sonuçta çocuklarımızın geleceği konusunda sanırım çoğunluk kaygılı.Anne babalara çok iş düştüğü doğru ama bir karmaşa var bence, anne babalar da şaşkın, neyin tam doğru olduğunu kestiremiyorlar.Anne babalar da şu an ki güvensiz ortamdan payını alıyor...> <$B 

    <$B06 Mart, 2007rihinde , <$BAnonymous Adsızylemiş…

    <$BWhere did you find it? Interesting read » »> <$B 

    <$BYorum Gönder