Ne tadilat...
Bu yaşımıza kadar elimize fırça almamış bir çift olaraktan, illa ki kendimiz yapıcaz odaların boyasını diye tutturduk. Neyse efendim bu konuda ne kadar kara cahil olduğumuzu unutup, yapı markette aldık soluğu. Renkler seçildi, boyalar, fırçalar alındı.Kırk yıllık boya ustalarına taş çıkartıcak malzemeler alındı.Eve getirildi veee o malzemeler bize bakar, biz onlara pek bir uyuşuk halde bugün başlarız, yarın başlarız derken aynı apartmanda oturduğumuz ve bu tür tadilat işlerinin elinden çok iyi geldiği eniştemiz tesadüfen misafirliğe geldiler. Baktılar ki biz bir hareket halindeyiz, enişte kendini tutamadı ve hurraa giriştik hep beraber. Laf aramızda eniştemiz olmasa vallahi biz bu işi beceremezmişiz. Hani öyle fırçayı al eline, gerisi gelir tarzı olmuyormuş bu işler. Buradan eniştemize de çoook teşekkür edip, ellerin dert görmesin diyorum.E hadi oğlanın odası boyandı, bitti. Sıra geldi laminant döşetmeye ki sevgili eşimi galiba çıldırma noktasına getirdim. Allahım ben ne kadar kararsız bir insanmışım. Galiba 15-20 yer dolanmışızdır, yok beğenemiyorum bir türlü. Bu çok açık renk, bu çok koyu olmaz. Efendim bu kilitli değilmiş bak, bu tırtıklı değilmiş, bu yerli, bu ithal, bu şöyle, bu böyle.. Sanki ÇIRAĞAN SARAYI nı tadilat yapıcaz( ama benim evim işte bana öyle geliyor ne yapıyım arkadaşlar) Bu beğenebilme safhalarında, arabaya park yeri bulmak ayrı bir dert, iş çıkış saatlarinde çoğu yerin kapalı olması, mesai saatlerinden çalınınca da zamanla yarışır tarzı koşuşturma, isimleri lazım değil bazı büyük firmaların 16 metrekareden küçükse gelemeyiz tarzı burunları kalkık konuşmaları, of gelde sinir katsayın tavan yapmasın.Yani bu firmalara göre oda oda tadilat yapabilme hakkımız yok, ben öyle istiyorum kardeşim nasıl burnunuz büyümüş sizin sabahları kalktığınızda hiç ölçmüyor musunuz?Bu meyanda oğlana oda takımı bakma faslı da giriyor devreye, mobilya fiyatları uçuşa geçmiş, haberimiz yokmuş.Bunaldııııım. Neyse sonuçta oda takımının siparişini verdik bir telaş azaldı , kısmetse Çarşambaya teslim edecekler. Ben oda henüz eşya girmemişken laminantı kaplansın diye acele ediyorken nihayet beğendim bir tane, ona da yarın için randevu vermiştik, oh üstümden ne yük gitti anlatamam derken bu postu yazarken gelen bir telefon! O beğendiğiniz laminant stokta kalmamış, gelecek ama birkaç hafta sürer..Diğerlerinden isterseniz var..Haydaaa ben onu nasıl zor beğendim şimdi başka bir tane mi seçeceğim. İyi ama benim aklım onda kalır şimdi.?Hem ben çıldırmak üzere olan eşime nasıl söylerim bunu? Sonuç, beklemeye karar verdik(m) . Eşyalar girecek tekrar çıkarılacak, yani iş yine tam olarak bitmemiş olacak.Birşeyi ne kadar çabuk bitsin istersem bu kadar aksilik çıkıyor, bu kadar kararsızlık çekiyorum.Var bende acayip bir durum ama hayırlısı..Sıkıldım, çok sıkıldım.
Bu aksilikler yaşanırken bir tek şuna sevindim.Sadece kendi adıma değil, tüm dünya adına. "tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan" yüzyılların meşhur sorusunun cevabı bulunmuş.Tavuk yumurtadan çıkmış efendim.Bulanlara sonsuz teşekkürler ne diyebilirim bir geyik tarih oldu böylece, tüm insanlığa hayırlı olsun...










